Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.



 
AnasayfaKapiLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Duyuru..Hocalı Katliamını Unutma, UNUTTURMA!
Hırsız Evliya Icon_minitimeSalı Şub. 28, 2012 8:03 am tarafından AyMaRaLCaN

» Basit yaşayacaksın. Basit
Hırsız Evliya Icon_minitimeÇarş. Haz. 09, 2010 1:48 am tarafından Misafir

» Aşk 29 Harftir..
Hırsız Evliya Icon_minitimeÇarş. Haz. 09, 2010 1:48 am tarafından Misafir

» SENi SEViYORUM
Hırsız Evliya Icon_minitimeÇarş. Haz. 09, 2010 1:47 am tarafından Misafir

» BÖYLE SEVDİM İŞTE
Hırsız Evliya Icon_minitimeÇarş. Haz. 09, 2010 1:44 am tarafından Misafir

» Delinin Veliye Tavsiyesi
Hırsız Evliya Icon_minitimePaz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Dört Dirhemlik Gömlek
Hırsız Evliya Icon_minitimePaz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Eğer Göndermeseydi
Hırsız Evliya Icon_minitimePaz Haz. 06, 2010 3:44 am tarafından Misafir

» Nereden ve Nasıl aldın
Hırsız Evliya Icon_minitimePaz Haz. 06, 2010 3:43 am tarafından Misafir

Tarıyıcı
 Kapı
 Indeks
 Üye Listesi
 Profil
 SSS
 Arama
Forum
Ortaklar
bedava forum
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum

 

 Hırsız Evliya

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir




Hırsız Evliya Empty
MesajKonu: Hırsız Evliya   Hırsız Evliya Icon_minitimePtsi Nis. 26, 2010 4:06 am

Hırsız Evliya

Ortaköy Rumlarının gönüllerini İslama çelip çaldığı için Hırsız Aziz, (Hırsız Evliya) derlermiş Rumlar Yahya Efendi'ye.

Kosta adında bir Rum Kaptan varmış, şarapçılık yaparmış, çok da içtiği için ayık anı olmazmış. Ama Yahya Efendi'yi nerde görse, eline kapanırmış. Yahya Efendi de sırtını sıvazlıyarak.

-Kastın ne Kosta? Niye harâb ediyorsun kendini bu kadar? der gönüllermiş.

Bir böyle, iki böyle derken bir gün Marmara Adalarının birinden Ortaköy'e şarap taşırken deniz kabarmaya, dalgalar teknesini tokatlamaya başlamış. Derken fırtına kasırgaya, kasırga kıyâmete dönüşmeye başlayınca, kabaran, köpüren, taşan rahmet deryasında sırılsıklam olan Kosta, riyâsız bir gönülle, içten içeee, dıştan dışa, resmen de alenen de hep sevip saydığı Yahya Efendi'ye yönelerek:

- Elimden tut AzizYahya, çek sahile beni, sana bir küp şarabım var, hepsi fedâ olsun sana ... diye içten içe yana göynüye Ortaköy'e ulaşınca,
Kosta'yı sevenlerden birisi:

- Geçmiş olsun Kosta. bu berbat fırtınayı nasıl aştın sen?

Biraz da meczub bir adam olan Kosta, saçını başını eliyle taraklayarak:

-Ben aşmadım, aşıranlar aşırdılar. Yine bağışlandı bize canımız. Köyde (Ortaköy) ne var, ne yok?

-Hırsız var.

-Hırsız.

-Hırsız Aziz adamlarıyla birlikte seni mahzeninde bekliyor.

-Ne zaman geldiler?

-Az evvel. Onlar gönderdiler beni seni bulmaya.

- Pekala hadi gidelim

-Ben gelmesem, bir mahzuru var mı?

- Hayır, hiç bir mahzuru yok ama, sen de gel.

- Peki, demiş arkadaşı, gitmişler varmışlar ki, Yahya Efendi ve yâranı Kosta'nın mahzeninde onları bekliyorlar.

Kosta ve arkadaşı, loş mahzenin kapısından içeriye girerken, Yahya Efendi:

-Gel bakalım Kosta. bir söz attın deryaya, biz de geldik buraya. Tut bakalım sözünü.

Bu durum karşısında ne diyeceğini, ne edeceğini şaşıran Kosta, Yahya Efendi'nin ellerine kapanarak:

-Aziz Baba, mahzenim feda size, şeref verdiniz bize, siz emredin yeter.

Yahya Efendi:

-En keskini hangi küpte?

Kosta, kovuklardaki bir küpü göstererek:

-Aha şuracıkta işte.

Yahya Efendi:

-Onu için hep birlikte.

Kosta, elpençe, mahviriyyet içre:

-Siz?

Yahya Efendi.

-Biz de içeriz, merak etme, deyince, Kosta, yıllanmış şarap küplerini açarak, bardak bardak dağıtmaya başlamış. Yahya Efendi de öyle bir sohbet açmış ki orada, ilm-i ledün göklerini oraya boşaltmış. Saatlerce içtikleri halde hiç kimsede en basit bir sarhoşluk alameti görülmeyince, Kosta, arkadaşı ve mahzende çalışan diğer Rumlar birbirlerine bakışmaya başlamışlar.

Kosta, arkadaşının kulağına usulca:

-Bu işte bir iş var. Bir de biz bakalım şu şarabın tadına, diyerek birer bardak da kendileri içince, gözleri fal taşı gibi parlamış, zira, bakmışlar görmüşler ki Kosta'nın mahzende yıllanmış şarabı taze nar şerbetinde dönüşmüş.

İşte Kosta da, arkadaşları da, o günden sonra, mabedlerini de, işlerini de değiştirerek iyi bir Müslüman olmuşlar.

Evliyaların işi, bizim bilemediğimiz, akıl erdiremediğimiz bir planda cereyan ediyor. Hani ilim için henüz çözülemeyen bazı gerçekler var ya...

Kaynak: Yahya Efendi, Mustafa Özdamar, Kırk Kandil, 1997
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Hırsız Evliya
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Din ve İslamiyet Dini Hikayeler-
Buraya geçin: